Misafiriniz kareyi okutur, ne yediyse ona dokunur, kendi payını öder. Bu kadar.
Kasada kuyruk yok · Garson koşturmaz · Masa çabuk boşalır
Misafiriniz telefonunu masadaki kareye tutar, hesap anında ekranına gelir.
Kendi yediklerine dokunur. Ortak tabağı bölüşenler tek dokunuşla katılır. Hesap kendi kendine bölünür.
Kendi payını öder. Bahşiş tek dokunuş. Kimseyi beklemeden kalkar.
Bu rakamlar örnek bir salon için hesaplandı (60 masa, ortalama ₺4.000 hesap). Gerçek sayılar sizin salonunuzda ölçülür.
Kimse hesabı beklemez. Masa erken boşalır, kapıda bekleyeni içeri alırsınız. Cumartesi akşamı üç dört masa daha.
Kasa–masa turları biter. Garson servise döner, tatlı ve kahve satar. Bahşişi de artar — ekran soruyor, "nakit yok" diyen kalmıyor.
Kim ne ödedi, hepsi kayıtlı. İkram ve indirim izne bağlı. Akşam sonunda açık çıkmaz, "kim aldı" tartışması olmaz.
Salonunuza hangisi yakışıyorsa onu basıyoruz. Kurulum, masalara kart koymaktan ibaret.
Hangi masa ne kadar ödedi, canlı görürsünüz. Eksik kalan kırmızı yanar.
Cumartesi on bir kişilik masa artık korkutmuyor. Eskiden hesap on beş dakika sürerdi; şimdi ben masaya varmadan bitiyor.
15 dk → 2 dkEn çok garsonlar sevindi. Bahşiş ekranda çıkınca "nakit yok" bahanesi bitti. Ay sonunda cebe giren para arttı.
"Müşteri telefonla uğraşır mı" diye tereddüt ettim. İlk akşam altı masadan dördü kendi ödedi, o soru kapandı.
Beş şubede kullanıyoruz. Kasayı değiştirmedik, o yüzden kimse direnmedi. Kareleri yapıştırdık, aynı akşam başladık.
5 şube · aynı haftaAkşam sonu sayımda saatlerce uğraşırdık, hep açık çıkardı. Şimdi raporu telefondan kapatıyorum. Eve erken gidiyorum.
Kimin ne ödediğini canlı görmek çok işime yaradı. Masa eksik kalkacaksa anında görüyorum; eskiden ertesi gün fark ederdik.
Brunch masaları kabusumuzdu. Sekiz kişi, sekiz kart, kasada kuyruk. Şimdi herkes kendi telefonundan ödüyor.
Kuyruk bittiPersonel çok değişiyor. Yeni garsona öğretecek yeni bir ekran olmaması bizim için büyük kolaylık.
Kapıda bekleyen masayı geri çevirmek en pahalı şeydi. Masa hızlanınca cumartesileri üç dört masa daha aldık.
Cumartesi +3–4 masaMisafirin "hesap gelsin" diye beklemesi kalktı. Kalkmak isteyen kalkıyor. Otelde bu tek başına fark yaratıyor.
Her masada 8 dakika kazandığınızı varsaydık — hesap 12 dakika yerine 90 saniye sürüyor. Bu da her akşam yaklaşık 4 masa daha demek. Ayda 26 gün açık olduğunuzu, her masadan size kalan kâr payını da %15 kabul ettik; bilerek temkinli tuttuk.
Bu para, sadece masalar daha çabuk boşaldığı için geliyor.
Bu bir tahmin. Gerçek rakamı sizin salonunuzda birlikte ölçüyoruz.
Siz bir şey yapmazsınız. Bir gün sürer.
Masalara kare, kasaya uygulama. İki saat.
Yirmi dakika yeter. Garsona anlatacak bir şey yok.
İlk masaları birlikte kapatırız.
Hayır. SplitTable kasanın yerine geçmez, yanına kurulur. Yaptığımız tek şey masalara kare yapıştırmak.
Hayır. Bugün bankaya ödediğiniz kart komisyonunun içinde kalıyoruz. Tek gideriniz aylık kullanım bedeli — onu da görüşmede sizin hacminize göre konuşuyoruz.
Uğraşmasın. Kartla ödeme yerinde duruyor. Kalabalık masalarda tek bir grup bile kullansa kazanç başlar — tıkanma zaten orada oluyor.
Tam tersi. Ekran bahşişi kendi soruyor, "nakit yok" diyen kalmıyor. Garsonlar bu yüzden ürünü seviyor.
Hesap tamamen kapanmadan masa kapanmaz. Sizin ekranınızda kimin ne ödediği canlı görünür, eksik kalan kırmızı yanar, masa gecikirse bildirim düşer.
Garson tarafında öğrenilecek bir şey yok; ödeme müşterinin telefonunda. Müdür ekranı için yirmi dakika yeterli.
Mali belge bizden çıkmaz. Ödeme bitince kayıt, sizin kullandığınız resmi fiş sistemine gider. Müşterinin kendi fişi de telefonunda kalır. Bu tarafı pilot restoranla birlikte kuruyoruz.
Formu doldurun, bugün arayalım. İlk görüşme yirmi dakika: salonunuzu, kalabalık masalarınızı ve hesabın kaç dakika sürdüğünü konuşuyoruz. Sunum yok.
Yazmak isterseniz: splittable@gmail.com